Metal Dünyası

Çelik

Demir

Maden

Alüminyum

Döküm

E-Dergi SEKTÖRLER HABERLER ÜRÜN TANITIMLARI TEKNİK YAZILAR DOSYALAR RÖPORTAJLAR BAŞARI HİKAYELERİ UZMAN GÖRÜŞÜ YAZARLAR FUARLAR ETKİNLİKLER PROFİLLER Editörden Künye YAYIN KURULU ARŞİV ABONELİK KVKK İLETİŞİM
Mikail Altıkulaç
Mikail Altıkulaç
altikulacmikail@gmail.com
ZORUNLU DEPREM SİGORTASI NEDEN ZORUNLU?

17 Ağustos 1999 depreminden iki veya üç ay sonra önce yapı ruhsatları sorgulandı ve Yapı Denetim Yasası konuşulmaya başlandı. Sonrasında Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) konuşuldu. Hemen ardından düdüklü, fenerli çantalarla depremi algılayan ziller çıktı. Aradan geçen on dört yılın ardından geriye sadece yapı denetim firmaları ile deprem sigortası yani DASK kaldı. Öncelikle yapı denetim firmalarını ele almaya çalışalım.

 

Yapı Denetimi

Daha önceleri belediyelerin imar müdürlüklerinin veya bayındırlık kontrolörlerinin elinde bulunan denetim yetkisi, kamuda rüşvet veya para ile ruhsat alma dönemini sonlandıracağı nedeniyle sadece denetim işi yapacak yapı denetim firmalarına verildi. Uzunca bir süre yapı denetim firmalarının özel firmalarda olmasına karşı duran meslek odaları, kamunun denetçi rolünün daha işlevsel olarak devam etmesini savundular. Zira para ve kârın girdiği alanlar ister istemez kirlenecektir düşüncesindeydiler. İşini düzgün yapanları tabiî ki ayrı bir yere koymak gerekiyor fakat gerçekten para ve kârın olduğu yerde kirlenmeden ayakta kalmak çok zor. Yetkin mühendislik konusunda İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörünün “Türkiye deprem kuşağında olan bir ülke olmasına rağmen İTÜ’den çıkan bir inşaat mühendisi ile Anadolu’da iki hocası olmayan üniversiteyi bitiren mühendis aynı imza yetkisine sahip. Yetkin Mühendislik Sınavı, Türkiye için çok önemli. Öğrenci, eğitiminin son yılında bu sınava girip geçerli not alırsa, 4 yıl endüstride çalıştıktan sonra ancak ‘Yetkin Mühendislik’ unvanı alabilecek. Endüstri, elektrik-elektronik, jeoloji, makina, inşaat, gıda başta olmak üzere tüm mühendislik alanlarını kapsayacak”  demiştir. İki baraka dikip tabela dikilen yerlere üniversite denilen ülkemizde İTÜ Rektörünün sözünden sonra başka söze gerek kalmadı maalesef.
 
Zorunlu Deprem Sigortası
Üst paragrafta işlediğimiz yapı denetim konusunda yetkin mühendisliğin ve denetimin özel sektöre verilmesini bir anlamda anlamak mümkün olabiliyor. Zira son 15 yılda bilinçlenen halkımız bu firmaların da işini doğru yapıp yapmadığını artık denetler ve sorgular oldu. Zaten en büyük denetim de toplumun seçici ve bilinçli olması değil mi? Lakin depremin korkunç yüzünü, deprem korkusunu kullanıp ‘DASK’ denen şeyi bize hizmet gibi sunan siyasetçileri anlamak ve affetmek mümkün değil. Ben sigorta firmalarına hiç kızmıyorum. Adamlar yaşamak için bu sektörden para kazanmak zorundalar. “Bakın yağmur yağarsa sel olur ve evsiz kalırsınız, orman yanarsa siz de yanarsınız, yıldırım düşerse ölürsünüz” gibi korku ile sigorta ürünü satıp para kazanmak zorundalar. Buraya kadar hepsi tamam da, kamunun yıllardır çürümüş inşaat ve imar denetim sisteminin çürümüşlüğünü örtmek için DASK’ı zorunlu yapmasını anlamak mümkün değil. İstanbul için konuşuyorum. Zaten büyük bir deprem olsa evlerin altında kalsak, hangi eksper bizi gelip kurtaracak ki. İlk önce kendi binalarını bir kontrol ettirsinler. Zira Karaköy, Sirkeci, Fatih, Şişli, Beyoğlu bölgesinde en genç bina 40 yaşında. Sen yapı denetimini kurallarına uygun şekilde inşa ettirdiysen ve denetimi yapanlar gerçekten yetkin ise, uygulamayı yapan inşaat firması zeminden tesisata ve statiğe kadar bütün mühendislik alanlarını bilimin gerektiği şekilde uyguladıysa ne gerek var DASK’a. Bu ülke insanına hizmet vermek için DASK’ı zorunlu yapmak gerekmiyor. Yine de iyimser olmak lazım. Tamam, DASK olsun ama bu zorunluluk hali nedir Allah aşkına!  Hizmet yapmak istiyorsanız TOKİ’yi kamusal yani orta gelirli ile alt gelir grubuna konut yapar hale getirin. 2+1 800 bin TL yazan firmanın altında da TOKİ yazıyor. Ya da İstanbul Sulukule’deki Roman vatandaşları şehir dışına nakledip oraya 1.5 milyon TL’lik yeni lüks konut yaparak yeni kazanç alanları yaratmak ne zamandır kamusal oluyor. Hizmet vermek istiyorsanız  insanları bir yerlere zorunlu nakil yaptırmadan 30 yıl vadeli konutlar yapıp ev sahibi edindirin. Zorunlu Deprem Sigortası değil Zorunlu Konut Edindirme Yasası yapın. Bu ülke insanına hizmet vermek istiyorsanız kamudaki ihale sistemini değiştirin. Mevcut ihale sistemi “en ucuz verenin” işi aldığı sistemi gördük. Zira depremde ilk önce  okul ve kamu binaları yıkılıyor.  Depremde bizi DASK kurtarmayacak ama yıllardır çürümüş sistemde yapılan binalar bizi öldürecek. Hizmet vermek istiyorsanız yıkın yeniden yapın ama bu rantsal değil kentsel dönüşüm olsun.  Zorunlu Deprem Sigortası doğal felaketten rant elde etmenin yasal adıdır. Deprem olursa, evin yıkılırsa, sigorta şirketimin genel müdürlüğü yıkılmazsa, eksperim enkaz atlında kalmaz ise ve banka şubeleri çalışır ise size ödeme yapacağım. Tabii bu arada depremde yıkılan evinizden sağ çıkmalısınız.
 
Paylaş Tweet Paylaş
44992 kez okundu
SEKTÖREL HABERLER
Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri’26 Sahiplerine Törenle Takdim Edildi
Yalıtım dergimiz tarafından bu yıl 22. si düzenlenen Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri’26, 22 Ocak 2026 tarihinde Makine Hangar A. Metin Duruk konferans salonunda düzenlenen törenle kazananlara takdim ed DEVAMI...
Küresel Üretim Zincirleri Dönüşürken Gözler Türkiye’deki İş Birliklerine Çevriliyor
Küresel kimya sektörü, değişen tedarik zincirleri, enerji maliyetleri ve sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Yaklaşık 6 trilyo DEVAMI...
Red Bull Ford Powertrains, İlk F1™ Güç Ünitesinde Üstün Performans Sağlamak için Hexagon Teknolojisini Kullanıyor
Hexagon’un gelişmiş ölçüm teknolojileri, daha küçük, daha hafif ve daha çevik araçlara yönelik zorlu 2026 F1™ düzenlemelerini karşılamak üzere geliştirilen tamamen yen DEVAMI...
Ödevlerde Yapay Zekâ Dönemi
Yapay zekâ araçları öğrenciler için önemli bir öğrenme desteği sunuyor. OECD tarafından yayımlanan bir rapora göre öğrencilerin yaklaşık yarısı yapay zekâ araçlarını ödevlerde des DEVAMI...
AB Yasası Türk Tedarikçiye Avrupa Menşei Kapısını Açtı
Avrupa Komisyonu’nun “Made in EU” planı, Türkiye otomotiv tedarik sanayisi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Gümrük Birliği kapsamında Türkiye’de &uu DEVAMI...
WIN EURASIA 2026, Makine Sektörünü Çözüm ve Hizmet İhraç Eden Lige Taşıyor
Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026’da İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek WIN EURASIA 2026, otomasyon, robotik ve dijital fabrika teknolojileri odağında, Türk makine sektörünün k& DEVAMI...
Siber Tehditlere Gerçek Zamanlı, Hızlı ve Hassas Müdahale
Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri olan ESET, continuous compromise assessment (CCA) alanında lider olan Lumu ile yeni entegrasyonunu duyurdu. Bu entegrasyon, kuruluşların teyit edilmiş güvenlik ihlalleri DEVAMI...
DemirDöküm, Gençlerin Eğitim Yolculuğunu Desteklemeye Devam Ediyor
İklimlendirme sektörünün öncü markası DemirDöküm, mesleki eğitimi destekleme vizyonu kapsamında TESİDER organizasyonuyla Kocaeli’deki iki büyük Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde d&uu DEVAMI...
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Değerlendirme
ÇELİK ÜRETİMİ  2026 yılının Ocak ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi, geçen yılın aynı ayına göre %5,8 artışla, 3,4 milyon tona yükseldi.   ÇELİK TÜKETİMİ Nihai mamul DEVAMI...
ÇEBİD Başkanı Atabey: “Su Tasarrufu Öncelikle İletim Hatlarında Başlamalı”
Çelik Boru ve Profil İmalatçıları Derneği (ÇEBİD), 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında “Su tasarrufu iletim hatlarında başlamalı” uyarısında bulundu. Suyumuzun yüzde 20 ile 60 arasında bir kıs DEVAMI...
En Çok Okunanlar Son Eklenenler
YAYIN AKIŞI
FACEBOOK
TWITTER
INSTAGRAM