Metal Dünyası

Çelik

Demir

Maden

Alüminyum

Döküm

SEKTÖRLER HABERLER ÜRÜN TANITIMLARI TEKNİK YAZILAR DOSYALAR RÖPORTAJLAR BAŞARI HİKAYELERİ UZMAN GÖRÜŞÜ YAZARLAR FUARLAR ETKİNLİKLER PROFİLLER Editörden Künye YAYIN KURULU ARŞİV ABONELİK İLETİŞİM
Dr. Veysel YAYAN
Dr. Veysel YAYAN
veyselyayan@celik.org.tr
Çelik Sektörümüz Koruma Tedbirleri ve Çinli Üreticilerin Haksız Rekabeti arasında sıkışıyor
Son dönemde, başta Çin olmak üzere, global düzeydeki atıl kapasitelerin ve zayıf seyreden tüketimin yarattığı baskı yanında, cevher fiyatlarındaki düşüşün de tesiri ile, hurda ve mamul fiyatları arasındaki marjların daralmasından kaynaklanan keskin rekabet ortamında, dünya genelinde ticareti sınırlandırmayı hedefleyen önlemlere daha sıkça başvurulmaya başlandığı gözleniyor.
 
Ağustos ayında, Amerika Birleşik Devletleri’nin, petrol borularında Türkiye’den yapılan ithalatın dampingli ve teşvikli olduğu yönünde hüküm verdiğini açıkladığı dava neticesinde, ABD’nin Türkiye menşeli boru ürünlerine % 36’ya varan oranlarda anti-damping vergisi ve %16’ya varan oranlarda telafi edici vergi uygulaması karara bağlanmış bulunuyor..
 
Söz konusu karar, 2000’li yılların başında, tüm ülkelerin karşı çıkmasına rağmen, çelik sektörünü korumak maksadıyla, Section 201 uygulamasını devreye alan ABD’nin, çelik sektörünü korumaya yönelik tüm enstrümanları etkin bir şekilde kullanmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu durum, bazı yazarların ‘gelişmiş ülkelerin çelik gibi sanayi kollarından çıkmaya başladığı’ yönündeki değerlendirmelerinin tersine, Çelik Eylem Planı ile, çelik sektörünü korumak ve geliştirmek arayışında olan AB’den sonra, haksız gerekçelere dayanarak da olsa, ABD’nin de yerli üreticileri korumaktan vazgeçmediğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
 
Erdemir’in kamu kuruluşu olduğu ve bazı kuruluşlara özel indirimler uyguladığı iddia edilerek açılan telafi edici vergi soruşturmasında, Türk üreticilere karşı sübvansiyon marjı belirlenmiş olması, ABD’nin kararının haksızlığını net bir şekilde ortaya koyuyor. 
 
Benzer şekilde, anti-damping vergisi de, gerçek değerlere değil, varsayımlara dayalı bir şekilde oluşturulmuş verilere (constructive values) dayandırılıyor.
 
Bu kararı açıklamaya yönelik gayretler hiçbir şekilde gerçeği yansıtmıyor. Mızrak çuvala sığmıyor.  Bu ayıplı kararın kesinlikle değiştirilmesi gerekiyor.
 
Bu karar, ABD’ye yönelik yıllık 300 bin ton civarındaki çelik boru ihracatımız üzerinde olabilecek olumsuz etkilerinin ötesinde, diğer ülkelerce de emsal olarak kullanılması ve başka çelik ürünlerinde Ülkemize karşı yeni soruşturmaları tetiklemesi ihtimalinden dolayı özel bir önem taşıyor. Nitekim daha şimdiden, Kanada tarafından ABD’nin açtığı soruşturma örnek alınarak, Türkiye menşeli çelik boru ve inşaat demiri ithalatına karşı soruşturma açılmış bulunuyor.
 
Diğer taraftan, Çin’in üretimindeki artışın devam etmesine karşılık, tüketiminin azalma eğilimi göstermesi nedeniyle, üretimdeki artış, ihraç satışları ve stok faaliyetleri ile dengelenmeye çalışılıyor.  Sürekli artan arz fazlalığı, Çinli üreticileri, agresif fiyat politikaları ile ihraç pazarlarına yönlendiriliyor.
 
Yılın ilk yarısı itibariyle, Çin’in çelik ürünleri ihracatı % 34 oranında artışla, 41 milyon tona, net ihracatı ise, % 43 oranında artışla, 34 milyon tona yükselmiş bulunuyor. Yılın ilk yarısında Çin’in gerçekleştirdiği net ihracat miktarı, Türkiye’nin yıllık çelik üretimine yakın seviyelere tekabül ediyor. Başka bir deyişle, mevcut eğilimin devam etmesi hâlinde, yıl sonu itibariyle, Çin’in net çelik ihracatının, Türkiye’nin toplam yıllık üretiminin iki katı civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Bu, dünya piyasalarında taşları yerinden oynatabilecek bir miktarı ifade ediyor. 
 
Önceleri Orta Doğu ve Körfez ülkeleri gibi temel ihraç pazarlarımızda etkinliklerini arttıran Çinli çelik ihracatçılarının, son dönemde Türkiye piyasasında da faaliyetlerini arttırdıkları ve düşük fiyatlardan çok sayıda teklif verdikleri yönünde duyumlar alınıyor. Çin’in yüksek ihracat miktarı ve izlediği düşük fiyat politikası, yalnızca dünya piyasalarında değil, Türkiye iç piyasasında da tahribata yol açıyor. Çin’li üreticilerin bu kadar düşük seviyelerden çelik ihraç teklifleri verebilmeleri, demir cevherine dayalı üretim sebebiyle, hurdaya kıyasla avantajlı konumları yanında, mahalli idareler tarafından sektöre sağlanan çok yönlü desteklerden de kaynaklanıyor. Bu durum, dünya genelinde çelik sektöründe açılan anti-damping ve telafi işlem vergisi soruşturmalarının % 25’inin neden Çin’i hedef aldığını, net bir şekilde açıklıyor. Eylül ayı başında, Çin’in agresif fiyat politikaları nedeniyle, inşaat demiri fiyatlarında 1 gün içerisinde 15 $ gibi son derece keskin gerilemeler yaşandığı biliniyor. Böylesine keskin fiyat düşüşlerinin, en son 2008 yılındaki global finans krizi döneminde yaşanmış olması, durumun ciddiyeti ve ileride yol açabileceği tahribatın boyutu açısından, önemli bir sinyal niteliği taşıyor ve acil önlem alınması gerekliliğine işaret ediyor.
 
Türkiye’nin dünya çelik sektöründeki korumacı yaklaşımlardan gerekli dersleri çıkarmasına ihtiyaç duyuluyor. Dünya genelinde, korumacı yaklaşımlar yaygınlaşırken ve çelik sektörleri korunurken, Ülkemize başta Çin menşeli olmak üzere, dünyanın dört bir yanından dampingli ve kalitesiz çelik ürünleri kolay bir şekilde girmeye devam ediyor. Bu yönüyle çelik sektörümüz, tamamen korunmasız bir görüntü arz ediyor.
 
Yassı ürün kapasitemizin % 50 civarındaki kısmının atıl durumda bulunmasına rağmen, yıllık 7.2 milyon ton yassı çelik ithalatı yapılıyor ve ithalat yalnızca orijin ülkeler tarafından değil, Türkiye tarafından da pek çok enstrümanla teşvik ediliyor. Kalitesiz, sertifikasız ve dampingli ürünler rahatlıkla pazarlarımıza girerek haksız rekabete neden oluyor.
 
Dünya çelik piyasalarında değişen konjonktürü de dikkate alarak, ekonomi otoritelerinin cari açığa ilişkin şikayetleri ile tutarlılık içinde, çelik sektörümüze uygulanan  karşı karşıya kaldığı haksız rekabete karşı etkili tedbirler almalarına ihtiyaç duyuluyor. Son 2 yıldan bu yana sektörün üretim ve dış ticaret göstergelerine yansıyan performansındaki bozulma da, bu gerekliliğin aciliyetine işaret ediyor.
 
Paylaş Tweet Paylaş
4427 kez okundu
YAZARIN DİĞER HABERLERİ
İTHALAT BASKISINDAKİ AZALMA ÜRETİM ARTIŞI GETİRDİ
2016 yılının Aralık ayına ait üretim, tüketim ve dış ticaret rakamları belli oldu. Aralık ayında Türkiye’nin ham çelik üretimi, bir önceki yılın Aralık ayına k DEVAMI...
Çelik Sektöründe 2017 Beklentileri Olumlu
2016 yılının ilk yarısı ve ikinci yarısı, Türkiye’nin çelik üretimi ve tüketimi açısından farklı seyre sahne oldu. Yılın ilk yarısında ham çelik üreti DEVAMI...
Avrupa Bi̇rli̇ği̇ Çeli̇kte Korumacı Yaklaşımı Keski̇nleştiriyor
Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yaşanan gerginlik sonrasında, tarafların ilişkileri makûl bir çerçeveye oturtmak için bir araya gelecekleri anlaşılıyor. Esasen G DEVAMI...
Yurtiçi̇ Çelik Tüketimindeki̇ Daralma,Tedbir İhtiyacina Aciliyet Kazandırıyor
Türkiye’nin çelik üretimindeki toparlanma devam ediyor. 2012-2015 döneminde düşüş gösteren Türkiye’nin ham çelik üretiminin, bu yıl DEVAMI...
Dünya Çeli̇k Sektöründe Dengelenme Zaman Alacak
Dünya Çelik Derneği Ekonomi Komitesi ve OECD Çelik Komitesi Toplantıları Eylül ayı başında gerçekleştirildi. Global çelik sektöründeki ve piyasaların DEVAMI...
Çeli̇k Sektöründe İhti̇yatlı İyi̇mserlik
Türkiye’nin ham çelik üretimi, 2012 yılında 35.9 milyon ton ile zirvesine ulaştı. Ancak  sonraki 3 yıl boyunca gerileme eğilimi gösterdi. Öyle ki, 2015 yılında DEVAMI...
Türki̇ye’ni̇n Net Çeli̇k İhracatçısı Pozi̇syonu, Çeli̇k Sektörümüzü Tahri̇p Ediyor
2015 yılında % 4 oranında büyüyen Türkiye ekonomisi, 2016 yılının ilk çeyreğinde de % 4.8 ile büyüme eğilimini sürdürdü. Böylece, en son 2009 yıl DEVAMI...
Ekonomide Öncelikli Dönüşüm Programı Gelecek İçin Ümit Vaad Ediyor
28 Kasım 2014 tarihinde gerçekleştirilen SteelOrbis 9. Çelik Konferansı’nın en çok tartışılan konularını, Çin’in son aylarda ihraç pazarlarına yö DEVAMI...
Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekçi'ye Müteşekkiriz
Son zamanlarda ABD’den yalnızca siyasi ve askeri heyetler değil, ekonomik heyetler de sıkça Türkiye’yi ziyaret ediyor. Eylül ayında Amerika Birleşik Devletleri Ticaret DEVAMI...
Çelik Sektörümüz Koruma Tedbirleri ve Çinli Üreticilerin Haksız Rekabeti arasında sıkışıyor
Son dönemde, başta Çin olmak üzere, global düzeydeki atıl kapasitelerin ve zayıf seyreden tüketimin yarattığı baskı yanında, cevher fiyatlarındaki düşüşün DEVAMI...
2014 Yılının İkinci Yarısına İlişkin Beklentiler Olumlu
2014 yılının ilk yarısını, beklentilerimizin altında kalan bir performansla geride bırakmış bulunuyoruz. Irak krizi, uzun mamul piyasalarındaki Çin tehdidi, hurda ile mamul fiyatları arasınd DEVAMI...
SEKTÖREL HABERLER
İklim Açısından Nötr Bir Metal Endüstrisine Dönüşüm Yolları
Metal dünyasının önümüzdeki yıl için özel bir etkinliği var. The Bright World of Metals olarak bilinen GIFA, METEC, THERMPROCESS ve NEWCAST 2023 ticaret fuarı dörtlüsü , uluslararası çelik DEVAMI...
Pres Döküm Sektörünün Beklentisi Büyük
Haziran 2022’de nihayet o gün geliyor: NürnbergMesse 8-10 Haziran tarihleri arasında, aslında ocak ayında yapılması planlanan EUROGUSS için kapılarını açacak. Böylelikle, bu yılki pres döküm teknol DEVAMI...
İtalyan Döküm Sanayicileri Derneği Amafond, Metef’te, Fuar İçinde Yer Alacak Olan Bazı Üyelerine Ayrılmış Özel Bir Alan Olan “Amafond Köyü”nde Yer Alacak
AMAFOND başkanı Riccardo Ferrario, “Metef, alüminyumun olağanüstü geliştirme yeteneklerini kavrayan dünyadaki ilk sergiydi – malzeme, teknoloji ve kullanımlarda her zaman dünya lideri olan İtalya’da do DEVAMI...
DTÖ Paneli Çelik Davasında Türkiye’yi Haklı Buldu
Ticaret Bakanlığı, AB tarafından belirli çelik ürünlerine uygulanan korunma önlemine karşı Türkiye’nin başlattığı davada kurulan Dünya Ticaret Örgütü Paneli’nin Türkiye’yi ha DEVAMI...
EUROGUSS 2022’deki Mega Trendler
Gövde yapımında yeni bir alüminyum pres döküm işlemi olan Mega-Döküm, otomotiv endüstrisinde üretimde devrim yaratıyor. Her şeyden önce, bu konunun öncüsü Tesla, aynı zamanda diğer b DEVAMI...
Yenilenen Büyümenin Katalizörü: EuroBLECH 2022 Canlı Etkinlik Formatına Döndü
Yirmi altıncı Uluslararası Sac Levha İşleme Teknolojisi Fuarı EuroBLECH 2022, 25-28 Ekim 2022 tarihleri arasında Almanya, Hannover Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek. Fuar organizatörü Mack-Brooks Exhibitions, geçtiğ DEVAMI...
İhracatta Rekor Kıran Kale Kilit Yeni Pazarların Kilidini Açmaya Hazırlanıyor
Küresel düzeydeki üretim ve Ar-Ge gücüyle yurt içinde yaşam alanlarını ‘Kale gibi’ güvenli alanlara dönüştüren Kale Kilit, bu güveni dünyanın dört bir yanına da ul DEVAMI...
Döngüsel Ekonomi: İtalya, Alüminyum Geri Kazanımı ve Geri Dönüşümü İçin Podyumda
“Yeşil Alüminyum Konferansı”nı 4 Mayıs’ta Confindustria Brescia’da ve ikincisi 9 Haziran’da MECSPE ile aynı anda 9-11 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan fuarda olmak üzere iki aşama DEVAMI...
Yeniden Düşünün, Azaltın, Yeniden Kullanın, Geri Dönüştürün
Otomotiv endüstrisi, her yıl tüm Avrupa Birliği’nden daha fazla sera gazı emisyonu üretiyor. Elektromobilitedeki ilerleme bile enerji dengesini nötralize etmeye yetmeyecektir. Bunun yerine, otomotiv ekosisteminin mal DEVAMI...
“Foundry Vitko - Ruzıca Petkovıc”in, Induksiyon Ergitme Sistemi Yatırımında Tercihi 5M Oldu
Gıri Dökme Demir Dökümü yapan Yıllık Kapasitesi yaklaşık 1200 Ton olan  Foundry Vitko, 1967 yılında “Sırbistan da” kuruldu.   2022 yılında dökümhanemize, döküm proseslerimizi geliş DEVAMI...
En Çok Okunanlar Son Eklenenler
YAYIN AKIŞI
FACEBOOK
TWITTER
INSTAGRAM